9 Kasım 2008 Pazar

iki yasli adam

tuhaf adamım ben yaaa!

iki gecedir pek bir özenti gördüm kendimi!

herkesin sabitlemek istediği 18 yaş beklentilerine inat, ben iki gündür 60 yaşı devirmiş adam olmak istedim. 2 tane adam (diyorum ki küçümsediğim için değil harbiden adam gibi adam olduklarından) görüyorum iki gecedir ekranda. bunlar nasıl keyifli bir yaşam sürüyorlarsa artık, ben bunlara bir imrendim, bir imrendim anlatamam!

birisi; kahkaha abidesi! (ki birgün karşılıklı oturup kahve içmek istediğim nadir ünlülerden) saba tümer hanımefendinin yaptığı saba tümer ile bu gece isimli programın konuğu olan, keyfin her yerinden aktığı adam olan ayhan sicimoğlu...

sanırım şuan 56 yaşında olan bu şahıs muzisyenmiş. ama yaptığı müzik değildi beni çeken. adamın keyifli oluşu. ekranda görseniz (ki mutlaka göreniniz vardır) adam hakkını vererek yaşıyor. bunu da nispet yapar gibi bağırtarak gösteriyor!

o tarz müzikten pek hazetmediğim için çaldığı şeyin tam olarak adını bilmiyorum( ee ozaman google da ara öğrensene demeyin merak da etmiyorum) ama davul demek istiyorum. gerçektende davul ise ismi şuan düştüğümü sandığınız komik durumda umrumda değil:) (böyle bir savunmaya geçme halini sizde hissettiniz mi:) )


adamdaki ışık beni acaip etkiledi. helal olsun dedim izlerken adamı. hani şu psikolojik olarak evlenmeye hazır kadınlarımızın ağzının sakızı olan "olgun erkek" olgusu bu olsa gerek dedim. abartıyor demeyin sakın, gerçekten öyleydi. adamı tanımıyorum, belki de size sacma sapan bir adamdan övgüyle bahsediyorum (ki yanılmış olduğumu sanmıyorum) ama öyle bile olsa benim gördüğüm şey hayatımızın sahip olunası en önemli haliydi.

velhasıl aynı karede saba tümer (bu kadına bayılıyorum) de olunca program inanılmaz bir haz verdi bana..


diğeri ise; okan bayülgenin krallığını ilan ettiği disko kralı isimli programında bu gece konuk olan büyük oyuncu kayhan yıldızoğlu idi.
programda sarfettiği bir cümle çok hoşuma gitti. "ben çok güzel yaşadım"
hiç hırslarının olmadığını keyif peşinde bir yaşamı kendi çizgilerinde hakkını vererek yaşadığını anlatan oyuncu. ünlü hastalığı olan kaprise hiç yakalanmadığını okadar güzel yansıttı ki imrenmemek elde değildi.

okan bayülgen: "kaç filmde oynadınız?"

kayhan yıldızoğlu:"178"(yanlış hatırlamıyorsam)

o.b. :" 70li ve 80 li yıllardaki sex furyasında, hiç sex filminde oynadınız mı?

k.y.: "hayır, hiç oynamadım. çok sıkıntılı senelerdi hiç açmayın isterseniz" şeklinde geçen diyalog da adama saygımı biranda artırdı. yukarıda kendi çizgisi derken kastım buydu.


sıkıntı çektiği o yıllarda bile çok güzel yaşadığını anlatan oyuncuyu, büyük üstad erol günaydın da onayladı.

ayrıca 3.5 yıl büyük usta şener şen ile aynı evde yaşamışlar.

hiçbirşeye sahip olmadığını(maddi), hırslarının olmadığını ama çok keyifli ve güzel bir yaşam geçirdiğini söylerken, benim ağzımdan şu cümlenin çıkmasına vesile oldu kendileri: "bazıları yaşadığını sanıyor ama bazıları da gerçekten yaşıyor"

tabiki yaşamın hakkını sadece bu "iki yaşlı adam" vermiyor. sadece ben son zamanlarda yaşam adili iki yaşlı adama denk geldiğim için 60lı yaşlarıma gelmek istedim. amiyane tabirle "eee! eşşek değilim ya burdan bir sonuç çıkaracağım tabiki". okur kısmısı sanmasın ki keyifsiz bir yaşam sürüyorum. sadece herkes gibi daha fazla keyif alabilmek adına gözlemler yapıyorum işte!
...

anladınız siz onu!!! hiçbir sosyal mesaj vermeyeceğim. aman şöyle keyifli yaşayalım, yok olmadı bari yaşadığımız hayatın hakkını verelim falan demeyeceğim. bu iki yaşlı adam kendi hayatlarından güzel bulduğum tatları benimle paylaştılar, mutlu oldum ve sizinle de paylaştım..

tekrar görüşelim:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder