22 Temmuz 2009 Çarşamba

ogluma mektup

-----
şimdi sen belki doğmayacaksın bile ama ben sana yine de mektup yazmak istedim! baban yazar! oğlum. madem öyle hakkını versin değil mi ama:)

yazmaya başlamadan önce aslında bunu sana değil de kendime yazdığımın farkındayım. sana söylenecek söz olmadığının ve tüm nasihatlerimi kendime yapacağımın da.

hani sen doğacaksın ya. işte biz ozaman çok mutlu olacağız. ilk konuşmanda ilk yürümende tüm dünyanın en önemli olayı olmuş gibi her önümüze gelene bunu iftaharla anlatacağız. çünkü biz seni çok önemseyeceğiz.

senin bizim için nekadar önemli ve huzur verici bir varlık olduğunu herkesin bilmesini isteyeceğiz. izlediğimiz türk filmlerinden olsa gerek. kahve kültürümüz olmasa bile bir kahveye gidip "herkese benden çay, oğlum oldu " diye bağıracağım.

sen doğacaksın ya. işte hayat ozaman sanki yeni başlıyormuş gibi gelecek bize!

neden biliyormusun???

ahhh oğlum ahhhh! keşke itiraf edebilsem niye olduğunu ama sen okumaya devam mutlaka anlarsın. insanlar küçükken daha zeki oluyor, daha anlayışlı oluyor. büyüyünce büyüyen tek şey kirlilik oluyor çünkü.

sahi oğlum ben hatırlamıyorum. sen kesin biliyorsundur.insanlar bebekken geleceği gördüğümü için mi ağlarlar!? insanlar hayatı nasıl zehir ettiğini öngörebildiği için mi?

neyse "hayat bu" der geçeriz nasılsa...

birazcık daha büyüyüceksin. bize bi derdini anlatmaya, bi rahatsız olduğun şeyi anlatmaya kalkacaksın ama bakacaksın ki o gün ya yorgun olacağım ya televizyonda çok önemli bi haber. sakın üzülme dünyada böyle oluyor. senin ozaman susman gerekiyor. hani sana daha öncede anlatmıştım ya hatırlarsan burada "su küçüğün, söz büyüğün" dü...

bol bol su içmeyi öğreneceksin oğlum bol bol!,kova kova!..

biraz daha büyüdüğünde sağlıklı bir insanın günde 2.5 lt su içmesi gerektiğini öğrendiğinde baban gibi diyeceksin ki "ooooo ben günde kova kova su içiyorum 2.5lt de neymiş" deyip sağlıklı olma alışkanlığını küçükken büyüklerden öğrendiğini anlayacak ve anlatmaya kalkmayacaksın bile.

haaa! aklıma gelmişken sana sürekli "büyüyünce ne olmak istiyorsun?" sorusunu da soracağız, soracaklar büyüklerin. kendileri iyi bir bok oldukları için bu soruyu sorma hakları vardır. sakın kızma bu soruya. ve seni nekadar kendilerine benzetmişlerse sende o paralel de cevaplar vereceksin. mesela doktor olacaksın, avukat, mühendis, öğretmen, polis, ....

niye biliyormusun??? bu dünyada doktorlar, öğretmenler çok mutlu çok huzurlu oğlum, çooook!

yada biraz bakan göz yerine gören göze sahipsen diyeceksin ki birisi gibi:
" huzurlu bir insan olacağım"

bunu demezsen üzülme sakın. çocuklardan böyle cümleler beklemez büyükler!!!

sonra işte okula falan gideceksin. sana bilgi değeri taşımayan herşey öğretilecek! haaa tabiki onlara öğretenler bilgi diyecek ama emin ol onlarda bi bokuna yaramayacak!

sözel zekan gelişmişse sözelci sayısal zekan gelişmişse sayısalcı, eğer her ikisi de gelişmişse de seni dahi sanacağız. o zaman geldiğinde eğer çok meşgul olmazsan ve aklına gelirse hatırlatırmısın bize bi bok bilmediğimizi! biz oldukça meşgul olacağız da.

bu konu çok önemli ama inşallah unutmayız!!!

yahu işte herşeyi anlattırma sende çözersin zaten! senden büyük adam olmanı isteyeceğiz. çoook para da kazanmalısın unutma! bu her anne-baba için önemlidir. hatta okadar önemlidir ki okulda bir zayıf getirsen kıyametin küçük hali nasıl oluyor öğreneceksin bizden! :) haaa unutmadan tek kıyametin olmadığını da!

sonra işte insanlarla tanışacaksın adet adet. senin yaşadıklarının aynısını yaşayan. birşey anlatmaya kalkacaksın onlara ama emin ol kimse seni tam olarak dinlemeyecek. çünkü herkes okadar sustu ki vakitleri olmayacak seni dinlemeye. mesela bigün aynı şeyi söylemene rağmen kavga edeceğiniz arkadaşların, tanıdıkların olacak! sakın garipseme. hepiniz haklısınız!

sonra üniversite zamanı gelecek (öncesindeki karne alma zamanlarına değinmiyorum, seninde birazcık süprizin olsun hayatta!). bak işte bu çok önemli. beni sakın "naptı sizin oğlan üniversite sınavını?" sorusunda anlatamayacağım veya gurur duyamayacağım bir bölümü kazanarak küçük düşürme!

sandığın gibi bu seninle alakalı değil. senin kazanacağın bölüm benim onur ve gurur davamdır unutma bunu. bu duruma şaşırıp niye böyle olduğunu soracak olursan alacağın cevap da şimdiden bellidir haberin olsun!:

"her anne baba çocuğunun kendi hayatını kurtarmasını, kendini garantiye almasını, eline ekmeğini almasını ister"

bunu çok defa duyacaksın. ve anlayacaksın ki: "kendimiz için bişiy istemiyorum, sen kendini kurtar" olacak.
yani senin anlayacağın. babanın herhangi bir mesleği olduğu için kurtulmuş olacak!!! ama sana herhangi bir meslek yakışmayacak. en iyisi olman gerekecek. mesela baban maliye de memursa sen maliye bakanı olmalısın. ama maliye bakanlığı diye bir bölüm yok diye cevap verme sakın. ozaman sana kızabilir olacağız.

yani iyi bir meslek seni mutlu edecek. biz öyle sanıyor olacağız bunu sana öğretmemiz de biraz sancılı ve zor olacak. hayatın boyunca kovalaman gerektiğin "etiket davası" olduğunu sürekli anlayacaksın ve muhtemelen çocuklarına da bunu öğreteceksin!

ne bizden öncekiler ne biz ne siz ne de sizden sonrakiler asla ama asla büyüyünce huzurlu ve mutlu nasıl olunur öğrenme-diler/-dik/-yeceksiniz/-yecekler...
öğretmeyeceğiz de! savunmamız da belli öğrenmediğimiz birşeyi nasıl öğretebiliriz ki! ama biz buna böyle cevap vermeyeceğiz. biz büyüklerimizden böyle gördük olacak asıl cevabımız. büyüklerimiz çok iyi boklar gördü yaa, aynısını görmekten zarar gelmez :)

haaa! çok karmaşık gelebilir ama sakın gözün korkmasın. bunlar çok da karmaşık zor şeyler değil. çünkü senin adına herşeye biz karar vereceğiz zaten. işte sırf bu yüzden sen küçükken aldığımız oyuncak robotunu çok seveceksin. çünkü onu kendine çok yakın göreceksin.

bir de bak bu çok önemli. sakın unutma! ben haberleri veya beşiktaşın maçını izliyorken ne olursa olsun konuşmayacaksın! çünkü haberleri izlerken "başbakan", beşiktaş maçını izlerken de "teknik direktör" olurum ben. o an hiçbirşey daha önemli olamaz. tutup da o gün yaşadığın sana büyük gelen ama bizim için ve gelecekte senin için önemsiz, küçük olan meselenle uğraştırmaya kalkma bizi..!

bu arada baban beşiktaşlı oğlum. yani sen beşiktaşı tutuyorsun. başka takım tutma ihtimalin bile yok.

aslında daha çok şey var ama nasılsa bütün kararları ben senin adına alacağım için ve sana ileride bunları yazdığım kadar bile vakit ayırmayacağım için şimdilik bu sana yeter hattaaaa

"ÇOK BİLE"...

haaa! sen olurda oğlum değil kızımsan, böyle bir yanlış yapmışsan; var sen gerisini kendin düşün. akıllı ol ve bana sorarsan oğlum ol!

yazan: her boku bilen baban
tarih: ne önemi var asır geçsede geçerliliğini koruyacak şeyler bunlar
not: ne yaptıysak senin iyiliğin için... :)

-----



çok eğlendimmmmm:)

3 yorum:

  1. sevgili mesutunhenüzdogmamisbuyüzdencinsiyetibilebelliolmayanamababasiilla kioglumdedigiicinerkekolmasinibekleyen oglu,

    annemin´de dedigi gibi baban tembellesmis. Babanda buna onaylamamamis birde?!

    Ah be mesutun yavurusu, onaylamis. Baban tembellestigini kabul etmis.
    Ee tembel insanin cocugu olmaz mis - bunuda deden demis ;)

    Yani dünya ya gelemezsen mesutun henüz anne karninda olmayan oglu, sirf babanin üsengecligi yüzündendir - bilesin ;)

    kücük oldugun icin, gözlerinden öperim ;)

    YanıtlaSil
  2. hah oğlum bi de bu ayçi var!

    ona karşı napsan olmaz bence erken teslim olmakta fayda var:=)

    YanıtlaSil
  3. :P HICTE BILE

    napim - demem gerekiyordu :)

    YanıtlaSil