22 Mayıs 2009 Cuma

bir bebeğin mektubu!

içeriden bir mektubunuz var! 10 aylık doğacak bebeğin 9 ay 9.gününde yazdığı bir mektup!



"

eyy aşk! dokundun bize. 2 yi 3 yapmak istedin ve oldu da!

bak gördün mü ben senin sonucunum! haa bi de senin sonucun olmayanlar var! onlara da üzülmüyor değilim!

hatırlıyormusun anne!
sende en az benim kadar temizdin doğduğunda ve kirletti seni de dünya!

ve sen baba, çok şeyi edindin adı tecrübe diye! ve her tecrübeyle kirlenmeyi güzel buldun!

hatırlıyorsunuz değil mi siz de temizdiniz bir zamanlar! aşkla yada aşksız yoğrulduğunuz dönemlerde!

ya sonra noldu! kirletti sizi birileri! çok çirkin şeyler öğrendiniz ve de kirlenmek de güzeldir dediniz!

sonra birgün aşk çıkageldi karşınıza. dedi ki hazırmısınız temizlenmeye?

evet demiş olacaksınız ki! ben geldim dünyaya! sizin dünyanıza!

düşünsenize ne tuhaf değil mi! bukadar kirli iki insandan, tertemiz bir mahsul çıkıyor ortaya. ilaçlanan ağacın meyvesi de ilaçlı olurken! bukadar kirli iki insanın meyvesinin bukadar temiz olması, sanki tabiata aykırı değil mi!

boşverelim bunları! eğlenin, sevinin siz şimdi! ben gelcem ya! mutlusunuz! kirli dünyanızın kirli bir bedene daha ihtiyacı vardı ya! biliyorum kirleteceksiniz beni de! ağlayacağım istediğimi yapacaksınız! ve ağlayarak istediklerimi elde etmeyi öğreneceğim sayenizde!

güleceğim! ne sevimli deyip seveceksiniz ve bende yüzünüze gülüp gönlünüzü almayı becereceğim! merak ediyorum ben mi sizi kandıracağım siz mi beni!?

oysa bu küçük temiz bedenle, arınmayı isteseniz ve hep beraber temiz kalsak ne de güzel olurdu değil mi!

haa birde ben sizin çocuğunuzum, deneme tahtanız değil! siz şimdi yapamadıklarınızı hep ben yapayım da istersiniz!

geldiğim yerde siz kirliler tek eğlence aracısınız demedi demeyin!
ben aslında akıllı olun! demeye geldim ama bunu size söyleyene kadar unutacağım herşeyi. sizde mevcut akılsızlığınızı kullanmaya devam edeceksiniz!

bilmezsiniz ki!
ben bu söyleyeceklerimi ve bildiklerimi size söyleyemeyeceğimi bildiğim için ve sizdeki sonumu gördüğüm için "ağlayarak" geleceğim sizin dünyanıza!

tek merakımsa beni yapmaya karar verdiğinizde!(tabi bu şansı kendinize çok görmediyseniz) bunları düşünüp düşünmediğiniz!?

amannn bea! ne çok sorguladım dimi! sizin dünyanızda nasılsa herşey bir kılıfla yapılıyor. uyarım bende o dünyaya dimi! :) uymazsam da susturulurum zaten:) sanmayın ki 9 ay çok kısa! gördüm siz nasıl yaşıyorsunuz! herşeyi biliyorum!

ve arada sırada çok kızıpta tekme atıyorum ya hani, siz de onunla eğlenince bianda geçiyor öfkem. ne komiksiniz ya! sanırım çok da kötü olmayacak haa ne dersiniz! belki doğru bakarsam sizinle eğlenebilirim bile!

şimdi siz dört gözle beni bekliyorsunuz! saydınız da okadar! 9 ay 5 gün, 6 gün, 7 gün, 8 gün, 9gün ve yarın 9 ay 10.gün!

üzgünüm canım acaip sıkkın! biraz daha temiz kalasım var!

ve yarın gelmiyorum! korkmayın, biraz gecikmeli geleceğim. bu temizlilikten, o kirli dünyanıza alışmak bana kolay gelmiyor! biraz daha kalıp içeri de hazırlık yapmalıyım!
hadi bakalım sizde beni kirletmek için birazcık daha sabırsızlanın! söz, 10. ayı geçirmeden geleceğim dünyanıza! haaa meraklanmayın sakın! biz temizlerin sözleri, siz kirlilerin ki gibi değil!
mutlaka tutarız biz sözümüzü!

hoş da geleceğim için kaygınız yersiz.

"gözünüz aydın, yeni kirletme eğlenceniz gelmiş"e çok da uzak sayılmazsınız!

gözün aydın kirli dünya!, başın sağolsun temiz dünya!!!

"

5 Mayıs 2009 Salı

ilk yalan!

büyüğü yada küçüğü farketmez! yada benim anlamam yada anlama-mam da!

mumun bırak yatsıyı sonsuza kadar yansa da muhim değil!

o ilk yalan varya ilk yalan! madem ki onu söylüyorsun, işte o an toplamalısın pılını pırtını-ki toparlanmak uzun sürmeyecektir, az pılın az pırtın varmıştır!

koşar adımlarla değil kaçar ve topuk popo da pozısyonunda gitmelisindir! acıklama yapmana hıc gerek yok! kabul günümüz hiç gelmeyecektir!!!

o ilk yalan aynı zamanda ilk bitişin başlangıcıdır. ve bitiş tektir. çoğaltılamaz!

madem ki yalan soyleyebılecek kadar cesursun. aman bukadarcıgından nolur ki demeyecek kadar da asil ol!

asiller yalan söylemez ki deme! en büyük yalana ne kaldı şunun şurasında!

yani demem o ki! vize çıktı, bileti de var hadi sen bin uçağına, koltuğun boş kalmasın! haketmedığın yere kök salacagını da sanmıyordun zaten!

en ufagı yada en buyugu değildi mesele tamamıyle "yalan" kapsamında olan herhangi birşeyiydi. üzgünüz henüz biz alışmadık yalana ve de yalan kaldıran bünyelerimizi "iyi bilmezdik" diyerek saldık toprağa...

o ilk yalan işte! beni, seni ve de bizi bitirdiğin an! kadeh seversin sen içi boş bile olsa kaldır şerefinle şerefine ve sonra yapman gerekeni yapıp lütfen zahmet etme gitmek için biz sizi agırlamayı bıldıgımız gibi yolcu etmeyi de biliriz!

"yine bekleriz" de demeyeverelim bişiy kaybedilmez..!

ilk yalan-son yalan
zaten aslında "tek yalan"