29 Nisan 2009 Çarşamba

pardon ama!

bir adam hangisine daha çok üzülmeli!

eşinin ölmesine mi! televizyonunun bozulmasına mı!

bence televizyonunun bozulmasına daha çok üzülmeli!

hemen itiraz edeceksin biliyorum ama hele bir sor neden böyle dedin diye:) (şener şen i saygıyla anıyorum!)
evet! tv si bozulan adam daha çok üzülmelidir! ben istatistik sonuç sallamayı severim. al birtane daha sallayayım sana. bu güzel ülkemdeki 100 ailenin en az 95 inde şu oluyor biliyormusun!:

işten çıkan erkek(baba veya ev reisi diye de bilinir kendileri!) eve geldiğinde önce sağa sola hal hatır sorar!(gerekliliğine inanıyorsa veya o gün mutluysa!) sonra oturur sofranın kurulmasını bekler. hanımı sorar mutfagamı hazırlayayım yemegi tv odasına mı diye. bey cevap verir:
-buraya kur! haberleri izliycem.
ve muhtemelen saat akşamın 8 i civarlarıdır. yemek yerken konuşmak yasaktır. sofra adabı olduğu için değil!
-az sus! şunu dinleyeyim' den dolayıdır.

sonra haberler biter ve de başlar diziler ki onların olmadıgı birgün yoktur. o gün eşinin yada kendisinin sevdiği bir dizi yoksa da onlarca kanaldan mutlaka izlenilecek! birşey bulurlar. çarkcı mehmet ali olur, dünyacı acun olur , ne bilim işte daha da bişey olmasa yemekteler olur. ama mutlaka izlenilecek birşey olur!

derken saat 11-12 olur gece yarısı kendisini hissettirmiştir. ve taraflardan birisi derki hadi yatalım mı artık:) yatın tabi yatın! ve yatılır! yani günün 3-5 saatini birlikte geçiren çift aslında hiç birlikte değillerdir! bu saatin tamamını tv ye verirler.

ve benim gibi geri beyinli birisi çıkar ve derki:

"pardon ama" eşinizi mi kaybetseniz daha çok üzülürsünüz tv nizi mi kaybetseniz?

cevap genelde "bu ne saçma soru" şeklinde olur ki, kişi saçmalayanın kendisi olduğunun farkında bile değildir. eğer üstelersen dayak bile yiyebilirsin, denemesi bedava :)

şimdi bu %95lik amcalara sesleniyorum!:
-eşiniz ölürse nolur üzülmeyin, ona hiç vakit ayırmamıştınız zaten! ve üstelik tv niz hala sağ;)

ve hala yaşıyorsa eşiniz ona seni seviyorum demeyin! çünkü o tv yi daha çok sevdiğinizi mutlaka biliyordur! zira o da tv yi yani semra hanım ı, evlendirme şeysilerini sizden daha çok seviyor!

kaç yıllık evlisin sorusuna da utanmadan cevap verirsiniz:
- 20-30-40 yıldır!

ulan! günde 1 saat eşine ayırıyorsan(ki yapıorsan bile nadirendir) yılda eder 365 saat! ya sen matematik bilmiyorsun yada hiç zopa yemedin demezler mi adama! :) ben derim bak harbiden! demişliğim de var yani:)

varolmayan kadehimi, varolmayan sevginize; daim olmaması dileklerimle kaldırıyor, size saygı falan da duymuyorum! taaam mı!

pardon ama ne hakla!

5 yorum:

  1. taaaam :P haklısn bence. bizde de aynıları oluyo çünkü, e normal tabi çoğunluğa uyuyoruz genelde ayylecek. favori programlarımız da, acun tabi ki, memedali beyy tabi ki, mahmut tuncer vb türkücü şovlarıdır. saygılar

    YanıtlaSil
  2. Türk aile ekonomik durumunun sosyal hayata etkisi bence. Aslında ekonomik olarak hali vakti yerinde olup ta hala tv başında oturanlar da yok değil( Sosyal vakaa onlar). Yada o hali vakti durumu başka hali vakti şekilde kullananlar da var.Ev halkı köşe minderi şeklinde her zaman halihazırda beklemektedir.Karışık durumlar yani.Ama büyük çoğunluk aynen senin dediğinden.Katılıyorum....

    YanıtlaSil
  3. sahit oldugum gercek bir olayi animsadim.

    adamin esi ölüyor.
    adam üzülüyor. cocuklarda. adamin gercekten cok üzüldügüne eminim. cünkü adam yalniz kaliyor.

    adam isten eve geliyor, yere savurdugu kirli coraplarini kendisi toplamak zorunda.

    cocugu düstügü zaman, babaaa diye bagrince - ilgilenmek zorunda.

    yemegi öyle böyle yaparken, bulasiklari kendisi toplamak zorunda.

    yani adam herseyi zorunda.
    ve hatta en agri, babalik etmek zorunda.
    artik ne mac izleyebiliyor, ne acunun kareli gömleklerini begenebiliyor, ne de acaba kim evlendi ve sonradan nasil bosandi programlarini takip edemiyor.

    onun hayati, 4 köselik bir TV-ken aslinda esi öldügü an, televizyonuda ölmüs oluyor.

    cünkü sorumluklari artiyor.
    fakat adam, nasil oluyorsa, hic yapmadigi birseyi yapiyor.

    düsünüyor.

    sonra cözüm buluyor, daha henüz 1 ay önce vefaat etmis esinden sonra, kendisinden yasca kücük olan bir kadin ve en iyi ihtimalle bir kizla evleniyor.

    pardon ama - ne güzel iste - adam aniden degisen düzenini cözmüs bulunuyor. ve gururlu.

    esi ise, yerden topladigi kirli coraplari kirlige atarken, görev degil - kadinligini yapmis oluyor.

    bu durumda, ne kadin umurumda, ne adam.
    ikiside dert etmiyor. birinden biri dert etse, böyle birsey olmaz zaten. yani aslinda tencere kapak.

    fakat susturduklari cocuklar - bir gün konusmayi unutuyorlar ve evlendiklerinde, ayni düzeni kuruyorlar.

    pardon ama, sen neden baskalarin aile düzenini elestiriyorsun demezler mi sana?

    bak herkes ne mutlu yasiyor!

    *ayci*

    YanıtlaSil
  4. :)

    bende bu "mutlu"lardan çok görüyorum. tek gören olmadığım içinde mutluyum:)

    aile düzenini eleştiriyorsun demezler bana çünkü onların aslında aile olmadıklarını anlatmış olurum ben o ailesiz düzeni aslında sevmediklerini de anlatarak onlara!

    tencere-kapak ın olumsuz örneklere verilmiş bir tanım olması ne acı bir durum!

    ben bu yorumunu çok beğendim geç te olsa söylemekte bir mahsur görmeyerek ;)

    YanıtlaSil
  5. //bi dost,

    saygılar benden:)

    //aslı kaya,
    haklısın.
    halli ve vakitli insanlara da kadeh kaldıralım ozaman ;)

    YanıtlaSil